2026 Yaz Davos Forumu, 23-25 Haziran tarihlerinde Çin’in kuzeydoğusundaki Dalian kentinde düzenlendi. Üç günlük foruma 90’ı aşkın ülke ve bölgeden 1700’den fazla konuk katıldı. Forum kapsamında, “Büyük Ölçekli İnovasyon” ana teması çerçevesinde yürütülen görüşmelerde, küresel bilim ve teknoloji inovasyonu iş birliğinin yeni vizyonu ortaklaşa şekillendirildi.
Jeopolitik ortamın giderek karmaşık hale geldiği, küresel ekonomik büyümenin yeni dinamiklerden yoksun kaldığı ve teknolojik dönüşümün hızla ilerlediği günümüzde, forumun ana temasının “Büyük Ölçekli İnovasyon” olarak belirlenmesi, dünya ekonomisinin gelişimine ilişkin temel konulardan birine işaret ediyor. Forumda yapay zekâ, yeni enerji, biyotıp ve kuantum teknolojileri gibi ileri teknoloji alanlarına odaklanıldı.
Çin Başbakanı Li Qiang, forumun açılışında yaptığı konuşmada, inovasyon odaklı kalkınmanın Çin’in uzun vadeli ekonomik dayanıklılığı ve istikrarlı büyümesinin sağlanması açısından kilit öneme sahip olduğunu belirtti. Forum, dünyaya şu net mesajı veriyor: Çin, daha güçlü inovasyon ivmesi taşıyan “Çin Fırsatı 2.0”ı dünyayla paylaşıyor.
Büyük ölçekli inovasyon, yeni teknolojilerin geniş ölçekte hayata geçirilmesini vurguluyor. Dünya Ekonomik Forumu Genel Müdürü Mirek Dusek, Çin’in büyük ölçekli inovasyon alanında kayda değer ilerlemeler elde ettiğini, yeni teknolojilerin uygulanmasının reel ekonominin gelişimini ve sanayi dönüşümünü teşvik ettiğini dile getirdi. Dusek ayrıca dünyanın Çin’in deneyimlerinden yararlanmak istediğini belirtti.
Eksiksiz sanayi sistemi, ultra büyük ölçekli pazarı ve canlı inovasyon ekosistemi, Çin’in büyük ölçekli inovasyonu ilerletmesinin temel dayanakları arasında yer alıyor. 2025 Küresel İnovasyon Endeksi (GII) raporuna göre Çin, ilk kez ilk 10’a girdi. 2025 yılında Çin’de yapay zekâ alanında faaliyet gösteren şirket sayısı 6 bini aşarken, çekirdek yapay zekâ endüstrisinin hacmi 1,2 trilyon yuanın, yani yaklaşık 176,2 milyar doların üzerine çıktı.
Ancak Çin’in bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemesi ile sanayi inovasyonu karşısında Batı’daki bazı çevreler kaygı duyuyor ve hatta “Çin Şoku 2.0” söylemini ortaya atıyor. Buna karşılık uluslararası arenada daha çok “Çin Fırsatı 2.0” kavramı öne çıkıyor.
Dünya işletmeleri için “Çin Fırsatı 2.0”, her alanda inovasyon desteği ve yüksek getirili yatırım imkânları anlamına geliyor. Son yıllarda daha fazla çok uluslu işletme, Çin’de Ar-Ge merkezleri ve bölgesel merkezler kurmayı tercih ediyor.
ABD merkezli Thermo Fisher Scientific şirketinin Çin Genel Direktörü Miguel Faustino, “Çin uzun yıllardır istikrarlı biçimde küresel bir inovasyon motoru haline geliyor. Biz de Çin’in küresel ekonomi ve bilimsel araştırma sistemindeki uzun vadeli değerine her zaman olumlu bakıyoruz. Gelecekte Çin’deki Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızı artırmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel kalkınma için “Çin Fırsatı 2.0”, daha kolay erişilebilir ileri teknolojileri ve daha yaygın fayda sağlayan sonuç paylaşımını ifade ediyor. Örneğin Çin’in ihraç ettiği rüzgâr enerjisi, fotovoltaik ürünler ve yeni enerji araçları, çok sayıda ülkenin sürdürülebilir kalkınmasına somut destek sağladı.
“Büyük ölçekli inovasyonun” 2026 Yaz Davos Forumu’nda en çok konuşulan kavramlardan biri olması, hem uluslararası toplumun Çin’in inovasyon uygulamalarına verdiği değeri hem de dünyanın yeni kalkınma ivmesi arayışındaki ortak yönelimini yansıtıyor. Gerçekler de şunu gösteriyor: Çin inovasyonu dünyaya şok değil, fırsatlar getiriyor. Hibya Haber Ajansı
