07.10.2026
07.10.2026

Hızlı İletişim & İhbar Hattı

05553535454 Bize Ulaşın
Puan Durumu Namaz Vakitleri Trafik Durumu Nöbetçi Eczaneler Döviz Kurları Günlük Burçlar
SON DAKİKA
HaberAfyon.com Yerel Ve Ulusal Haber Sitesi

Kuça Şehri: Bin yıllık kültürel miras modern hayatla yeniden canlanıyor

07.10.2026 • 2 Okunma
Kuça Şehri: Bin yıllık kültürel miras modern hayatla yeniden canlanıyor

Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin güneyinde bulunan Aksu İli’ndeki Kuça şehrinde Rustem Tarihi Kültür Mahallesi bulunmaktadır. Burada ahşap ve tuğla kullanılarak yapılan yarı kâgir eski evler birbirlerinden farklı biçimlerde sıralanmıştır. Oyma...

Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin güneyinde bulunan Aksu İli’ndeki Kuça şehrinde Rustem Tarihi Kültür Mahallesi bulunmaktadır. Burada ahşap ve tuğla kullanılarak yapılan yarı kâgir eski evler birbirlerinden farklı biçimlerde sıralanmıştır. Oymalı kapı ve pencereleri ise geçmişin izlerini korumaktadır.
Eskiden çok sayıda eski ev yılların neden olduğu tahribatla harap ve kullanılmaz hale gelmişti; halk bu duruma üzülse de evleri onarabilecek imkana sahip değildi.
“Eski Evleri Kurtarma Girişimi” sayesinde mahalleler yeniden hayat buldu. Ustalar geleneksel teknik ve malzemeleri kullanarak evleri özenle onardılar. Böylece her tuğla ve her taş şehrin tarihi anısını koruyor.
70 yaşlarındaki kent sakini Mehmet Rahman, yenilenen evine bakarak duygularını şöyle anlattı: “Çocukluğumda bu sokakta koşardım, şimdi buradaki eski evlerin hepsinin tamir edilmesiyle buraya gelen turistlerin sayısı da giderek artıyor. Bu sayede gelirimiz yükseldi ve hayat kalitemiz iyileşti.”Sadece konutlar değil, Kuça’daki kültür varlıklarını koruma çalışmaları da titizlikle yürütülüyor. Kızılkarga İşaret Kulesi’ne yeni bir güvenlik sistemi yerleştirildi ve böylece bin yıllık İpek Yolu mirası koruma altına alınmış oldu. Linjilu Şehitler Müzesi’nde de acil güçlendirme ve onarım çalışmaları yapıldı. Şehitlerin kahramanlık öyküleri nesilden nesile aktarılıyor. Kutsal Müzik ve Dans Dijital Deneyim Merkezi’nde ziyaretçiler holografik projeksiyonla bin yıl öncesine “yolculuk” yaparken, Han ve Tang Hanedanları dönemindeki merkezi yönetimin Batı Bölgeleri’ni yönettiği ve farklı ulusların birbirleriyle etkileşip kaynaştığı görkemli tarihi derinlemesine hissediyorlar. Maddi olmayan kültürel miras hikayeleri de çok etkileyici bir izlenim yaratıyor. Tarihi kültür şehrindeki geleneksel sanat atölyelerinde, ulusal düzeyde geleneksel sanat ustaları çıraklarıyla bakır eşya yapıyor ve el halısı dokuyor. Bir zamanlar “gizli ve az bilinen” bu geleneksel sanatlar, bugün geleneksel sanat ürünlerinin satışı ve kültür-turizm etkinlikleri aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşıyor. Çok sayıda genç diğer bölgelerde çalışmak yerine memleketlerine dönüp ustalardan bu  sanatları öğreniyor. Böylece hem geleneksel sanatlar korunuyor hem de gençlere iş imkanı sağlanıyor. Yerel yönetim ayrıca mağaralardaki duvar resimleri üzerinde ayrıntılı ve kapsamlı araştırmalar yürütüyor, tarihi metinleri derleyerek kültür konulu kitaplar yayımlıyor ve farklı halkların bir arada yaşamasına ilişkin hikayeleri anlatıyor. Bu çalışmalar halkın kültürel mirası doğrudan deneyimlemesine imkan sağlıyor. Kuça kültürü, Çin kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır.
Sanatın Ruhu: Sahnedeki değişim, yaşamın şarkısı
Bir prova odasında bir grup dansçı prova yaparken, terleri kıyafetlerini ıslatıyor. Hiç kimse “Büyükbabanın Samaveri” adlı bu dansın Çin Dans “Lotus Ödülü”nün Ulusal Halk Dansı dalında altın madalya kazandığını ve CCTV (Çin Devlet Televizyonu) ekranlarına çıktığını tahmin edemezdi.
Bu, Kuça’nın kaliteli sanat eserlerinin sadece bir örneğidir. Beijing, Zhejiang ve Xinjiang bölgelerindeki sanat ekiplerine dayalı olarak yerel sanatçılar yabancı uzmanlarla işbirliği yaptı ve duvar resimlerinde sıkça rastlanan Uçan Periler, Huxuan Dansı(Soğd Kasırgası) ile geleneksel müzik ve dans türlerini modern sahnelere taşıdı. Bu sayede  “Kayısı çiçeği randevusu‑İpek Yolu’nda Kuça” ve “Onun Kuçası” gibi danslı tiyatrolar yaratarak, bin yıllık İpek Yolu’nun sağladığı refahı yeniden gözler önüne serdi.
Sadece profesyonel sahneler değil, halk sanatı da canlılığını koruyor
Tarla kenarlarında, köy meydanlarında, turistik yerlerin girişlerinde farklı uluslardan halkın birlikte şarkı söylediği ve dans ettiği sık sık görülüyor. “Kuçaç Benim Evim”, “KardeşlerTBir Aile” gibi yerel şarkılar geniş kesimler tarafından söyleniyor.
Taş mağara resimlerinden esinlenen animasyonlar ve geleneksel sanat belgeselleri sosyal medyada büyük ilgi görüyor. Sanat eserleri turistik yerlere, okullara ve mahallelere ulaşıyor; çocuklar hobi kurslarında geleneksel Müzik ve dans öğreniyor, yaşlılar da kültürel etkinliklerde keyifli vakit geçiriyor. Kültürel mirasa duyulan bağlılık giderek daha görünür hale geliyor.
Sokaklardaki sıcaklık, günlük hayattaki kitap kültürü
Bölgeye sağlanan kültürel desteğin asıl karşılığını halkın günlük yaşamında bulması hedefleniyor. Her geleneksel bayramda Kuça’nın mahalle ve köylerinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Han halkı ve azınlık gruplarından insanlar birlikte yeni yıl afişleri yazıyor, mantı yapıyor, bilmece yarışmaları düzenliyor, gösterileri izliyor. Hep beraber sohbet edip bayramı kutlarken sokaklardan neşe dolu sesler yükseliyor.
Dongcheng Bölgesi Xintiandi Mahallesi’nden Bayan Wang şunları söyledi: “Biz çoktan bir aile gibi olduk, birlikte bayram geçiriyoruz, birbirimize yardım ediyoruz, herkes çok sıcakkanlı.” 
Kent dokusunda kültürel varlıklar her yerde görülüyor: Meydanda müzik ve dans sanatını simgeleyen heykeller, sokak kenarındaki duvar resimleri ve desenler, parklardaki kültürel ögeler... Bunların hepsi insanların dışarı çıktıklarında tarihle karşılaşmalarını ve günlük yaşamın içinde kültürü hissetmelerini sağlıyor. Şehir genelinde yaygın olan şehir kütüphaneleri, kültür merkezleri ve geleneksel sanat atölyeleri “15 dakikalık kültür hizmeti çemberi” oluşturuyor. Yaşlılar kitap okuyor, çocuklar yazı yazıyor, halk geleneksel sanatları deneyimliyor; kitap kültürü ile günlük hayatın içerikleri iç içe geçiyor.
Kuça Han Sarayı, Kutsal Müze ve Halk Kültür Ürünleri Batı Araştırma Merkezi’nin kültür ürünleri satan dükkanlarında mağara desenli kırtasiye malzemeleri, müzik ve dans figürleri yansıtan takılar ve geleneksel sanat eşyaları büyük ilgi görüyor. Bir zamanlar “uzak ve erişilmez” olan kültür hazineleri bugün günlük hayatta kullanılabilecek küçük eşyalara dönüşmüş durumda; böylece kültür, fark edilmeden günlük yaşamın bir parçası haline geliyor.
Kültürün sesi: Dağlar ve denizler arasında el ele, dünyanın kuçası
Dağların ve denizlerin arasında kültürün buluşması Kuça’da dikkat çekici bir şekilde gerçekleşiyor. Zhejiang eyaleti ve eyalete bağlı Ningbo kentinin bölgeye destek çalışmaları temelinde “Zhejiang‑Aksu Kültürel Değişimi” ve “Ningbo‑Kuça Kültürel İşbirliği” etkinlikleri devam ediyor. Çin’in iç kesimlerinden uzmanlar Kuça’ya gelip ders veriyor ve rehberlik ediyor; Kuça’nın ustaları Zhejiang’a gidip sanatlarını sergiliyor. “Deniz kültürü” temalı sergi Kuça’da kuruldu. Kuca’nın kültürüyle deniz kültürü burada buluştu; farklı bölgelerin kültürlerini yerel halk kendi evlerinde deneyimleyebiliyor. Kuça’daki sokakları gezmek ve İpek Yolu Kültürünü deneyimlemek, Zhejiang‑Kuça kültür‑turizm işbirliğinin parlak simgesi haline geldi.
Aynı zamanda Kuça bölgesel işbirliğini güçlendiriyor, komşu şehir ve ilçelerle birlikte kültür‑turizm festivalleri ve geleneksel sanat sergileri düzenliyor, İpek Yolu hikayelerini birlikte anlatıyor. müzik ve dans toplulukları farklı bölgelere giderek gösteriler yapıyor; “Bahar Bayramı Galasını Takip Ederek Kuça’yı Gezmek” gibi etkinlikler büyük ilgi görüyor. Çevrimiçi ortamda “Binlerce kişinin gözünden Xinjiang” ve “Kuça Rüyası” gibi kısa video ve canlı yayınlar sürekli yayınlanıyor; gerçek hikayeler ve canlı görüntülerle Kuça’nın tarihi güzelliği, kültürel güzelliği ve gelişim güzelliği ülkenin her yerinde gözler önüne seriliyor.
Tarihi mirasın korunmasından geleneksel sanatların yaşatılmasına, sahne eserlerinden günlük hayata, yerel kültürün yaşatılmasından farklı bölgelere tanıtılmasına kadar kültürel destek çalışmaları Kuça topraklarında giderek daha fazla karşılık buluyor. Farklı halklar, kültürel iletişim yoluyla birbirlerini daha iyi tanıyor ve birlikte yaşam kültürünü güçlendiriyor.
  Hibya Haber Ajansı
SPONSORLU İÇERİK
Reklam Açıklaması

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap