Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirme raporunda, küresel piyasaların odağında İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerin yer aldığı belirtildi. Raporda ayrıca petrol fiyatları, ABD-...
Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirme raporunda, küresel piyasaların odağında İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerin yer aldığı belirtildi. Raporda ayrıca petrol fiyatları, ABD-İran ilişkileri, Fed'e ilişkin beklentiler, Wall Street'teki görünüm ve Türkiye piyasalarına yönelik JPMorgan ile Citi'nin değerlendirmelerine yer verildi.
Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirme raporunda, küresel piyasaların ana gündemini İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik yürütülen görüşmelerin oluşturduğu ifade edildi.
Raporda, İran'ın ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak güzergâhın coğrafi koordinatları konusunda Umman ile anlaşmaya vardığını ve tarafların üzerinde uzlaştığı temel unsurları içeren ortak bildirinin son aşamaya geldiğini açıkladığı aktarıldı. Bu gelişmenin müzakerelerin siyasi söylemlerin ötesine geçerek uygulamaya yönelik teknik ayrıntılarda da ilerleme kaydettiğini gösterdiği belirtildi.
Konuya yakın kaynaklara dayandırılan değerlendirmede, daha geniş kapsamlı taslağın Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez'e giriş yapan gemiler üzerinde İran'a kontrol yetkisi tanınmasını öngördüğü ifade edildi. ABD'nin taslağa ilişkin henüz resmi bir değerlendirme yapmadığı, ancak Washington'ın daha önce boğazın kontrolünün İran'a bırakılmasını kabul etmeyeceğini açıkladığı hatırlatıldı. Böyle bir düzenlemenin savaş öncesinde tüm ticari gemilere açık olan boğazda İran'a kalıcı bir denetim alanı kazandırabileceği kaydedildi.
Raporda, güvenli güzergâhın teknik ayrıntılarında uzlaşılmasının kısa vadede geçiş düzenlemesini mümkün kılabileceği ancak İran'a tanınacak yetkinin sınırlarının nihai anlaşma önündeki temel belirsizlik olmaya devam ettiği ifade edildi.
Görüşmelerin ABD ile İran arasındaki çatışmayı sona erdirmeye yönelik daha geniş diplomatik sürecin bir parçası olduğuna dikkat çekilen raporda, Hürmüz Boğazı'nda oluşturulacak düzenin enerji taşımacılığının ötesinde jeopolitik sonuçlar doğurabileceği belirtildi. İran'ın giriş ve çıkış yönündeki deniz trafiğinin kendi karasularından geçmesini istemesinin bölge ülkelerinin enerji ihracatını Tahran'ın kararlarına daha duyarlı hale getirebileceği ifade edildi. İran yönetiminin koordinatlar üzerindeki mutabakatın tek başına boğazı tamamen güvenli hale getirmeyeceğini açıklamasının ise teknik uzlaşı ile siyasi ve güvenlik risklerinin birbirinden ayrılması gerektiğine işaret ettiği aktarıldı.
Raporda, diplomatik ilerleme sinyallerinin petrol fiyatlarını aşağı çektiği belirtilerek Brent petrolün yüzde 0,5 düşüşle 79,08 dolara, ABD ham petrolünün ise yüzde 0,7 gerileyerek 74,69 dolara indiği ifade edildi. Güvenli geçiş güzergâhının koordinatlarında uzlaşılmasının sevkiyatların yeniden başlaması açısından önemli bir adım olduğu, ancak ortak bildirinin henüz tamamlanmaması, ABD'nin taslağa vereceği yanıtın belirsizliği ve İran'ın olası kontrol yetkisinin kapsamı nedeniyle enerji arzına ilişkin risk priminin tamamen ortadan kalkmadığı kaydedildi. Kalıcı fiyat düşüşü için diplomatik sürecin resmi anlaşmaya dönüşmesi ve ticari trafiğin fiilen yeniden başlamasının gerektiği vurgulandı.
Raporda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile anlaşmayı tercih ettiğini açıklamakla birlikte diplomatik sürecin başarısız olması halinde askeri müdahalenin seçenekler arasında kalacağını söylediği belirtildi. Washington'ın İran'ın nükleer silah edinmesini engellemeyi temel koşul olarak ortaya koymasının Hürmüz Boğazı görüşmelerinin daha geniş güvenlik gündeminden bağımsız değerlendirilemeyeceğini gösterdiği ifade edildi. Trump'ın planlanan saldırıları Körfez ülkeleri ile İran'dan gelen müzakere talepleri üzerine askıya aldığını açıklamasının diplomasiye alan açtığı ancak bu sürenin sınırsız olmadığına işaret ettiği aktarıldı.
ABD yönetiminin, İran bağlantıları gerekçesiyle yaptırım listesine alınan Irak merkezli bir hava yolu şirketi ile bağlantılı iki kuruluş ve iki uçak üzerindeki yaptırımları kaldırdığı belirtilen raporda, kararın ilgili şirketlerin faaliyetlerinde yapılan değişiklikler gerekçesiyle alındığı ifade edildi. Bu adımın ABD'nin genel yaptırım politikasında değişiklik anlamına gelmediği ancak belirli koşulların sağlanması halinde hedefli ve sınırlı esneklik gösterilebildiğini ortaya koyduğu kaydedildi. Kararın enerji, finans ve deniz taşımacılığı alanlarına yayılmamasının ekonomik normalleşme beklentilerinin şimdilik sınırlı tutulması gerektiğine işaret ettiği belirtildi.
Raporda, ABD yönetiminin Yüksek Mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunan tarifeler kapsamında tahsil edilen yaklaşık 166 milyar doların 100 milyar dolarlık bölümünü şirketlere iade ettiği aktarıldı. Geri ödemelerin toplam tahsilatın yaklaşık yüzde 60'ına ulaşmasının gümrük vergilerinin bütçe gelirleri açısından kalıcı kaynak olmasını zorlaştırdığı ifade edildi. İadelerin şirketlerin nakit akışını destekleyebileceği ancak yönetimin farklı hukuki dayanaklarla yeni tarifeler uygulamayı sürdürmesinin ticaret politikasındaki belirsizliği koruduğu kaydedildi.
Wall Street'e ilişkin değerlendirmede, S&P 500 ve Dow Jones endekslerinin gün içi rekor seviyeleri test ettiği, Nasdaq endeksinin ise teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle gerilediği ifade edildi. Geleneksel sektörlerde açıklanan güçlü finansal sonuçların geniş piyasa endekslerini desteklediği, teknoloji tarafında ise yüksek sermaye harcamalarının gelir ve nakit akışına dönüşme hızına ilişkin soru işaretlerinin kâr realizasyonunu beraberinde getirdiği belirtildi. Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarında yatırımcıların artık harcama disiplini ve getiriyi daha yakından izlediği aktarıldı.
Raporda, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari'nin kalıcı enflasyon riskinin önüne geçebilmek amacıyla politika faizinin 25 baz puan artırılması gerektiğini savunduğu belirtildi. Kashkari'nin son toplantıda faizlerin sabit tutulması kararına muhalefet ettiği, erken ve sınırlı bir sıkılaşmanın ileride daha sert adımlara olan ihtiyacı azaltabileceğini değerlendirdiği ifade edildi. Bu açıklamaların Fed içinde faiz seviyesine ilişkin görüş ayrılıklarının belirginleştiğini gösterdiği aktarıldı.
JPMorgan'ın Fed Başkanı Kevin Warsh'ın iletişiminin para politikasına ilişkin belirsizliği artırdığı değerlendirmesinde bulunduğu belirtilen raporda, bankanın bir sonraki faiz artırımı beklentisini 2027'nin ikinci yarısından Aralık 2026'ya çektiği ve 25 baz puanlık artış öngördüğü ifade edildi. Eylül ayında faiz artırımı ihtimalinin de risk senaryoları arasında yer aldığı kaydedildi.
Raporda ayrıca JPMorgan'ın Aralık 2026 vadeli Türkiye gecelik faiz swapı pozisyonunu hedeflerine ulaştığı gerekçesiyle kapattığı ve 242 baz puan net getiri elde ettiği aktarıldı. Temmuz ayı enflasyonunun yıllık yüzde 31,8'e gerilemesinin ardından piyasaların yıl sonuna kadar yaklaşık 430 baz puanlık faiz indirimi fiyatladığı belirtilirken, bankanın yüzde 35 seviyesindeki yıl sonu politika faizi beklentisiyle mevcut piyasa fiyatlamasının büyük ölçüde uyumlu hale geldiği ifade edildi. Pozisyonun kapatılmasının Türkiye'deki dezenflasyon veya faiz indirimi beklentisinin sona erdiği anlamına gelmediği, yalnızca yatırım hedefinin gerçekleştiğine işaret ettiği kaydedildi.
Citi'nin ise yıl sonuna doğru enerji fiyatlarında daha olumlu bir görünüm oluşmasının enflasyondaki düşüşü hızlandırabileceği ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na faiz indirimleri için alan sağlayabileceğini değerlendirdiği aktarıldı. Bankanın, ABD ile İran arasında anlaşma sağlanması halinde petrol fiyatlarının 70 doların altına gerileyebileceğini öngördüğü ifade edildi. Bu doğrultuda daha önce küçülttüğü Türkiye tahvili pozisyonunu yeniden tam ölçeğe çıkardığı belirtilirken, önümüzdeki aylarda Türk lirasını destekleyebilecek bir görünüm beklendiği ve yabancı yatırımcıların düşük tahvil pozisyonlarının yeni girişler için alan oluşturduğu kaydedildi. Raporda, Citi'nin yatırım yaklaşımında enerji fiyatlarının seyrinin belirleyici olmaya devam ettiği vurgulandı.
Hibya Haber Ajansı
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Giriş Yap