A1 Capital tarafından yayımlanan günlük bültende şu analizler öne çıktı:
ABD’de mayıs ayı manşet enflasyonunun yıllık bazda yüzde 4,2’ye yükselerek Nisan ayındaki yüzde 3,8 seviyesinden son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştığı anımsatıldı. Aylık artışın yüzde 0,5 gerçekleştiği, bu yükselişin yaklaşık yüzde 60'ının ise İran-Hürmüz kaynaklı petrol şokundan kaynaklandığı belirtildi. Benzin fiyatlarının aylık yüzde 7 civarında artarken yıllık bazda yüzde 40'ı aşmasının enflasyonun kaynağının "talep değil, enerji arzı" olduğunu ortaya koyduğu ifade edildi. Fed'in daha çok önem verdiği gıda ve enerji dışı çekirdek TÜFE'nin ise aylık yüzde 0,2 ile yüzde 0,3 olan beklentilerin altında kaldığı, yıllık çekirdek enflasyonun yüzde 2,9 gerçekleştiği aktarıldı.
Bu veri setinin ardından Fed açısından kritik sorunun petrol fiyatlarındaki geçicilik olduğu; petrol fiyatlarının önümüzdeki haftalarda sakinleşmesi durumunda Fed'in "bekle-gör" pozisyonunu koruyabileceği, ancak enerji maliyetlerinin ulaştırma, lojistik ve hizmet sektörüne yayılması durumunda 2026 yılı içinde faiz indirimi ihtimalinin ciddi şekilde azalacağı vurgulandı. Haziran toplantısında faiz değişikliği beklenmezken, krizin sürmesi durumunda piyasalarda yeniden "Fed faiz artırır mı?" sorusunun tartışılabileceği not edildi.
Enflasyon verilerinin en ilginç sonucunun altın piyasasında ortaya çıktığına dikkat çekildi. Çekirdek TÜFE'nin yüzde 0,2 gelmesi ilk etapta Fed’i rahatlatsa da manşet enflasyonun yüzde 4,2’ye çıkmasının faiz indirimlerini geciktireceği algısını güçlendirdiği; bu durumun ABD tahvil faizlerini ve doları güçlü tutarak ons altını 4.100 - 4.200 dolar bölgesine kadar gerilettiği açıklandı. Kısa vadede Fed etkisinin altını baskılamasına rağmen, orta vadeli jeopolitik risklerin altını desteklemeyi sürdüreceği ve sert düşüşlerin kalıcı olmayabileceği öngörüldü.
Gümüşün ise hem değerli metal hem de sanayi metali olması nedeniyle iki taraftan baskı gördüğü, yüksek faiz ve küresel büyüme endişeleriyle altından daha sert satış yediği aktarıldı. Buna karşın; elektrikli araçlar, güneş enerjisi, veri merkezleri ve yapay zeka altyapı talebiyle gümüşün uzun vadede altından daha yüksek getiri potansiyeline sahip olduğu, ancak oynaklığının yüksek kalmaya devam edeceği ifade edildi.
ECB’nin yarınki toplantısında piyasada 25 baz puanlık faiz artırımı beklentisinin netleştiği, mevduat faizinin yüzde 2,00’den yüzde 2,25’e yükseltilmesinin beklendiği bildirildi. Euro Bölgesi enflasyonunun mayısta yüzde 3,2’ye, çekirdek enflasyonun yüzde 2,5’e yükselmesiyle ECB’nin de Fed’in yaşadığı "enflasyon yükselirken ekonominin yavaşlaması" ikilemiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Toplantıda faiz kararından ziyade Başkan Christine Lagarde'ın açıklamaları ile bankanın makroekonomik tahminlerinin kritik olacağı; 2026 enflasyon tahmininin yüzde 2,6’dan yüzde 2,9 civarına yukarı revize edilebileceği, buna karşılık enerji maliyetlerinin Almanya, İtalya ve Fransa ekonomilerini olumsuz etkilemesi sebebiyle büyüme tahminlerinin aşağı çekilebileceği aktarıldı. Piyasaların özellikle Lagarde'ın eylül ayı faiz artışına kapı aralayacak şahin ifadelerini fiyatlayacağı öngörüldü.
Yurt içinde yarın gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılmasının ana senaryo olduğu paylaşıldı. Ancak bankanın bir süredir fonlamayı daha yüksek seviyelerden yaparak fiili sıkılığı artırdığı; mart ayındaki jeopolitik şok sonrası repo ihalelerinin sınırlandırılmasıyla efektif fonlama maliyetinin politika faizinin yaklaşık 3 puan üzerine (yüzde 40 seviyelerine) taşındığı hatırlatıldı.
Mayıs ayı enflasyonunun yıllık yüzde 32,6 gelmesinin merkezin elini rahatlatsa da emtia fiyatları ve küresel merkez bankalarının şahinleşmesinin temkinli duruşu zorunlu kıldığı ifade edildi. Karar metninde "sıkı duruş sürecek" mesajının korunmasının beklendiği, bu durumun BİST ve döviz piyasasında etkisinin sınırlı kalacağı, en olumlu etkinin ise faiz artış riski ortadan kalkan bankacılık hisselerinde görülebileceği aktarıldı. Küresel yüksek faiz ortamı ve enerji riskleri nedeniyle temmuz toplantısında da bir faiz indirimi beklenmediği bültende yer aldı.
Hibya Haber Ajansı
