08.10.2026
08.10.2026

Hızlı İletişim & İhbar Hattı

05553535454 Bize Ulaşın
Puan Durumu Namaz Vakitleri Trafik Durumu Nöbetçi Eczaneler Döviz Kurları Günlük Burçlar
SON DAKİKA
HaberAfyon.com Yerel Ve Ulusal Haber Sitesi

DİBS faizlerinde eylül ayında tüm vadelerde yükseliş görüldü

08.10.2026 • 3 Okunma
DİBS faizlerinde eylül ayında tüm vadelerde yükseliş görüldü

Gedik Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmede, eylül ayında Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasında verim eğrisinin 1 Eylül sonuna kıyasla tüm vadelerde yukarı kaydığı belirtildi. Eylül başında yüzde 35,0-35,2 bandında seyreden 3 ay il...

Gedik Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmede, eylül ayında Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasında verim eğrisinin 1 Eylül sonuna kıyasla tüm vadelerde yukarı kaydığı belirtildi.
Eylül başında yüzde 35,0-35,2 bandında seyreden 3 ay ile 1 yıl arasındaki kısa vadeli faizlerin, 1 Ekim itibarıyla yaklaşık 100 baz puan artışla yüzde 36,0-36,2 seviyelerine yükseldiği aktarıldı. Eylül başında yüzde 33,8-34,1 seviyelerinde bulunan 8-10 yıllık uzun vadeli tahvil faizlerinin de eylül sonu ve ekim başı itibarıyla yüzde 35,2-35,4 seviyelerine çıktığı ifade edildi.
Verim eğrisindeki yukarı yönlü paralel kaymanın, enflasyon görünümüne ilişkin temkinli duruşun korunması, piyasadaki likidite adımları ve faiz patikasına yönelik beklentilerin yeniden şekillenmesinden kaynaklandığı değerlendirildi. Kısa vadeli faizlerin uzun vadeli faizlerin üzerindeki yatay ve ters eğimli yapısını korumasının ise sıkı para politikası duruşunun fiyatlamalar üzerindeki etkisinin sürdüğüne işaret ettiği belirtildi.
Eylül ayında DİBS piyasasındaki günlük işlem hacimlerinin hareketli ve dalgalı bir seyir izlediği kaydedildi. Ay başında 20-22 milyar TL seviyesinde başlayan günlük toplam işlem hacminin, ayın ilk yarısında kademeli olarak arttığı bildirildi.
Hazine’nin yoğun ihale ve doğrudan satış ihraç programını gerçekleştirdiği 14-15 Eylül tarihlerinden itibaren işlem hacminde güçlü bir ivme görüldüğü ifade edildi. 14 Eylül’de 32 milyar TL’nin üzerine çıkan işlem hacminin 16 Eylül’de 40 milyar TL’yi aşarak ayın zirvesine ulaştığı belirtildi.
Ayın ikinci yarısında, 18-22 Eylül döneminde işlem hacminin 18-22 milyar TL bandına gerilediği, son haftaya girilirken ise aktivitenin belirgin şekilde zayıfladığı ve hacmin 10 milyar TL’nin altına indiği aktarıldı. Bu dönemsel hareketlerin, Hazine’nin yoğun borçlanma takvimi ve ihale günlerinde kurumsal yatırımcıların pozisyon alma iştahındaki artışı yansıttığı, ay sonuna doğru ise daha bekle-gör ağırlıklı bir seyir izlendiği değerlendirildi.
Gedik Yatırım’ın portföy değerlendirmesinde, önerilen portföyün öncelikle koruma odaklı ve temkinli yatırımcılar için tasarlandığı ve mevduat üzeri getiri hedeflediği belirtildi.
Portföyün defansif omurgasını oluşturan A grubundaki TLREF’e endeksli devlet tahvillerinin (TRT030730T12, TRT090130T12 ve TRT110930T36) yüzde 50 ağırlıkla portföydeki en büyük paya sahip olduğu kaydedildi. Yüksek seyreden enerji fiyatları, risk iştahının henüz yeterince artmaması ve devam eden belirsizliklerin enflasyonist etkileri nedeniyle bu gruptaki ağırlığın yüksek tutulduğu ifade edildi.
Değişken kuponlu bu kıymetlerin, enflasyon ve faiz artışı riskine karşı koruma sağladığı ve yüksek kupon oranlarıyla faizlerin yüksek seyrettiği senaryolarda portföye gelir akışı sunduğu belirtildi.
B grubunda yer alan yüzde 30 ağırlığındaki sabit kuponlu devlet tahvillerinin (TRT150328T24 ve TRT130928T38) portföyün kısa-orta vadeli esneklik ve getiri bileşenini oluşturduğu aktarıldı. Gösterge niteliğindeki 2 yıl vadeli tahvilin yüksek likiditesi, faiz beklentilerine hızlı yanıt verme kapasitesi ve fiyat kazancı potansiyeliyle portföyün dengelenmesine katkı sağladığı ifade edildi.
C grubunda yüzde 20 ağırlıkla yer alan uzun vadeli sabit kuponlu devlet tahvili (TRT160431T35) ise portföyün orta-uzun vadeli bileşeni olarak tanımlandı. Yaklaşık 5 yıl vadeli bu kıymetin orta-uzun vadeli pozisyon almak isteyen yatırımcılar açısından getiri fırsatı sunduğu, faizlerin düşmesi durumunda sermaye kazancı potansiyeli taşıdığı ve portföyün vade çeşitliliğini artırdığı belirtildi.
Değerlendirmede, söz konusu stratejinin TLREF’e endeksli tahvillerle sağlanan defansif yapıyı, kısa ve orta vadeli sabit kuponlu tahvillerin getiri ve potansiyel sermaye kazancı imkanlarıyla birleştirdiği ifade edildi.
Hazine’nin eylül ayı sonunda ekim-aralık dönemine ilişkin finansman programını açıkladığı hatırlatılan değerlendirmede, ekim ayında 436,6 milyar TL iç borç ve 178,7 milyar TL karşılığı dış borç geri ödemesi gerçekleştirileceği belirtildi. Buna karşılık ihale, doğrudan satış ve kamuya satışlar yoluyla 414,8 milyar TL iç borçlanma hedeflendiği ve öngörülen borç çevirme oranının yüzde 95 seviyesinde bulunduğu aktarıldı.
Ekim-aralık döneminin tamamında Hazine’nin 219,9 milyar TL’si anapara, 456,7 milyar TL’si faiz olmak üzere toplam yaklaşık 676,6 milyar TL iç borç geri ödemesi gerçekleştireceği öngörüldü. Anapara ödemelerinin ekimde 188,8 milyar TL, kasımda 29,6 milyar TL ve aralıkta 1,5 milyar TL; faiz ödemelerinin ise ekimde 247,8 milyar TL, kasımda 93,1 milyar TL ve aralıkta 115,8 milyar TL olması bekleniyor.
Dış borç geri ödemelerinin TL karşılığının yaklaşık 241,2 milyar TL olacağı öngörülürken, bu tutarın ekimde 178,7 milyar TL, kasımda 41,9 milyar TL ve aralıkta 20,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Hazine’nin söz konusu üç aylık dönemde toplam 630,7 milyar TL iç borçlanma gerçekleştirmeyi planladığı belirtildi. Bu tutarın ekimde 414,8 milyar TL, kasımda 110,4 milyar TL ve aralıkta 105,5 milyar TL olması bekleniyor. Böylece dönem genelinde ortalama yaklaşık yüzde 93,2 iç borç çevirme rasyosu oluşacağı ifade edildi.
Bu rakamlara göre Hazine’nin ekim-aralık döneminde net iç borçlanma tutarının yaklaşık 410,8 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğü belirtildi. Net iç borçlanmanın ekimde 226 milyar TL, kasımda 80,8 milyar TL ve aralıkta 104 milyar TL olması bekleniyor. Hibya Haber Ajansı
SPONSORLU İÇERİK
Reklam Açıklaması

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap