18.09.2026
18.09.2026

Hızlı İletişim & İhbar Hattı

05553535454 Bize Ulaşın
Puan Durumu Namaz Vakitleri Trafik Durumu Nöbetçi Eczaneler Döviz Kurları Günlük Burçlar
SON DAKİKA
HaberAfyon.com Yerel Ve Ulusal Haber Sitesi

Yılmaz: Tarihi belgelerle, tarihi gerçeklerle ortaya koymalısınız

18.09.2026 3 Okunma
Yılmaz: Tarihi belgelerle, tarihi gerçeklerle ortaya koymalısınız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılış töreninde konuştu. Şehitlerin yakınlarının acısını paylaştıklarını belirten Yılmaz, “Ateş düştüğü yeri yakıyor. Yakınl...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılış töreninde konuştu.
Şehitlerin yakınlarının acısını paylaştıklarını belirten Yılmaz, “Ateş düştüğü yeri yakıyor. Yakınlarını kaybedenlerin acısını hiçbir zaman eşit düzeyde hissedemeyebiliriz ama hepimizin ortak acısı” dedi. Yılmaz, şehitler için “Cenab-ı Allah şehitlerimize rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun” ifadelerini kullandı.
Müzenin açılışından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, “Yarım asrı aşan bir acının emanetlerini koruma altında olan bu müzenin aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatacağına ve Kıbrıs Türkü’nün verdiği varoluş mücadelesini gelecek nesillere doğru bir şekilde aktaracağına inanıyorum” diye konuştu.
Açılış töreni öncesinde yürütülen kimliklendirme çalışmaları sonucunda isimlerine kavuşan 15 Atlılar şehidinin devlet töreniyle kendi kabirlerine defnedildiğini belirten Yılmaz, “Aradan geçen 52 yılın ardından şehitlerimizi kendi adlarıyla toprağa vermek ailelerimizin yarım asırlık bekleyişine bir nebze de olsa teselli olmuştur diye ümit ediyorum” dedi.
Yılmaz, “Bugün toprağa verdiğimiz şehitlerimizle birlikte bugüne kadar vatan için, bu mukaddesat için, değerlerimiz için en büyük varlıklarını, canlarını feda eden Türk şehitlerini de rahmetle, minnetle yad ediyorum” ifadelerini kullandı.
14 Ağustos 1974 tarihinde Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün konuşlandığı, hiçbir savunma gücünün yer almadığı köylerin hedef alındığını belirten Yılmaz, kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 326 kişinin katledilerek toplu mezarlara gömüldüğünü söyledi.
Yılmaz, “Bu katliamla üç köyün sakinleri hayattan koparıldı, aileler parçalandı, çocukların gelecekleri ellerinden alındı ve Kıbrıs Türkü’nün hafızasında nesiller boyunca taşınacak derin bir yara açıldı” dedi.
Şehitlerin naaşlarının dönemin ağır şartları nedeniyle kimlikleri belirlenmeden defnedildiğini aktaran Yılmaz, ailelerin sevdiklerinin izini bulabilmek için onlarca yıl beklemek zorunda kaldığını ifade etti.
Kayıp Şahıslar Komitesinin 2008 yılında başlattığı kazılar, adli incelemeler ve DNA analizleri sonucunda kimliklendirme çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Yılmaz, “Her bir kimlik tespiti isimsiz kalmış bir kahramanı yeniden kendi adıyla aile ocağına ve vatan topraklarına kavuşturmaktadır” diye konuştu.
Kazılar sırasında toplu mezarlardan çıkarılan kişisel eşyaların da şehitlerin hayatlarına ilişkin önemli birer tanıklık olduğunu belirten Yılmaz, “Kazılar sırasında toplu mezarlardan çıkarılan sandıklar açıldığında geriye kalanlar sadece kişisel eşyalar değildi. Yarım kalmış hayatlar, söylenmemiş sözler ve silinmemiş hatıralardı” ifadelerini kullandı.
Bir mektup, okul defteri, aile fotoğrafı veya gündelik hayatta kullanılan küçük bir eşyanın aileler için sevdiklerinden kalan son hatırayı, Kıbrıs Türkü açısından ise yaşananları ortaya koyan tarihi bir tanıklığı ifade ettiğini belirten Yılmaz, müzenin bu emanetleri koruyarak gelecek nesillere aktaracağını söyledi.
Yılmaz, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneğinin 2024 yılında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığına yaptığı başvurunun, emanetleri bir araya getirecek müzenin kurulmasına vesile olduğunu belirterek dernek yöneticilerine teşekkür etti.
Müzenin şehitleri yalnızca katliamın yaşandığı ana sıkıştırmadan anlatacağını vurgulayan Yılmaz, “Bu müze 126 kardeşimizi katliamın yaşadığı ana sıkıştırmadan köylerindeki hayatları ve aileleriyle birlikte anlatacaktır” dedi.
Burada sergilenen mektuplar, el yazısı defterleri, okul kayıtları ve kişisel eşyaların şehitlerin kendilerine ait hayatları, sevdikleri ve yarım kalan hayallerini ziyaretçilere göstereceğini ifade eden Yılmaz, “Buradaki her bir hikayenin aslında bir insanlık hikayesi olduğunu da iyi bilmemiz lazım” diye konuştu.
Müze alanında korunan tarihi okul binasına da değinen Yılmaz, binanın Atlılar ve Sandallar köylerinin ortak ilkokulu olarak kullanıldığını belirterek, 14 Ağustos 1974’te 16 öğrencisinden 14’ünün hayatını kaybettiğini söyledi.
Yılmaz, “Bir zamanlar çocukların ders gördüğü ve geleceklerini kurmaya hazırlandığı bu okulun neredeyse bütün öğrencilerinin aynı gün katledilmesi yaşanan vahşetin hedef aldığı hayatı ve Kıbrıs Türkü’nün ödediği bedeli bütün açıklığıyla göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Müzenin ziyaretçilere şehitlerin hayatlarını ve yaşadıkları koşulları anlatacağını belirten Yılmaz, “Bu müzeden ayrılan her ziyaretçi 126 şehidimizi bir rakam olarak hatırlamak yerine onların kim olduğunu, nasıl bir hayat sürdüğünü ve hangi şartlar altında hayattan koparıldığını bilerek ayrılacaklardır” dedi.
Yılmaz, müzenin önemine ilişkin, “Müzenin asıl kıymeti de tarihi gerçekleri insan hikâyeleriyle buluşturmasında, şehitlerimizin isimlerini yaşatmasında ve ailelerin yıllarca koruduğu emanetleri ortak hafızamızın bir parçası haline getirmesinde yatmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Kıbrıs Türkü’nün 1963’ten itibaren maruz kaldığı saldırılar ve verdiği varoluş mücadelesinin uluslararası alanda yıllardır tek taraflı anlatılarla gölgelenmeye çalışıldığını savunan Yılmaz, müzenin tarihi gerçeklerin belgelenerek dünyaya doğru biçimde anlatılması açısından önemli olduğunu söyledi.
Avrupa Parlamentosunun 2026 yılı bütçesine ilişkin kararında 1974 olaylarını Rum tarafının bakış açısıyla ele alan bir anıt için kaynak ayrılmasını değerlendirmesini istemesine değinen Yılmaz, bunun “tek taraflı tarih anlatısının günümüzde de sürdüğünü” gösterdiğini ifade etti.
Yılmaz, “Rum tarafı maalesef dezenformasyonlarına, tarihi çarpıtma yaklaşımına Avrupa’yı, Avrupa kurumlarını da alet etmektedir. Buna karşı Avrupa’yı da bir kez daha bu hatırlatmayla bu oyunlara gelmemesi için uyarıyoruz” diye konuştu.
Tarihi olayların değerlendirilmesinde belgelere ve gerçeklere dayanılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Tarihi tek yönlü dinleyerek siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz. Tarihi belgelerle, tarihi gerçeklerle ortaya koymalısınız” dedi.
Yılmaz, “Bunu yapmadığınız sürece bu önemli meselede adil bir taraf olmanız da mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Hibya Haber Ajansı
SPONSORLU İÇERİK
Reklam Açıklaması

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap